|
Untitled Document
|
Otomotiv yan sanayinden ‘benzinimiz bitiyor’ uyarısı
|
|
SEDA GÖK
|
Otomotiv yan sanayi, 22 Temmuz’daki genel seçimlerden sonra sektörün dertlerini yeni hükümüte anlatmak için şimdiden kolları sıvadı. Yeni hükümet fırsatının iyi kullanılması gerektiğini belirten sektör temsilcileri, “Ivır zıvır bir sektör değil lokomotif sektör” gerçeğini anlatmak için çaba harcayacaklarına dikkat çekiyorlar. “Sektörün benzini bitiyor” uyarısında da bulunan sektör temsilcileri, bütün kesimlerin bir araya gelerek yol haritası çizmesini istiyorlar. HP Pelzer Pimsa Otomotiv A.Ş. Murahhas Azası Ömer İltan Bilgin, 22 Temmuz sonrasında göreve gelecek yeni hükümet fırsatının iyi kullanılması gerektiğini söyledi. Bilgin, “Sivil toplum örgütleri, hükümetin kafalarına vura vura anlatmalı. Bu sektör ıvır zıvır bir sektör değil. Lokomotifse yoluna devam edecek” diye konuştu. Sektörün gidişatının iyi olduğunun söylendiğine dikkat çeken Bilgin, “Daha ne istiyorsunuz diyorlar. Çünkü bizim bir benzinimiz vardı. Bu benzini tanka dört yıl önce koyduk. Muazzam derecede yan sanayi geliştirme yaptı, randımanını arttırdı. Aynı miktarda, aynı insan ile daha fazla üretim yaptı. Ama bu dönem artık bitti. Biz elimizdeki benzin ile gidebileceğimiz kadar gittik. Bugüne kadar benzini idareli kullandık. Ama bize yeni benzin lazım” dedi.
> BENZİN YOKSA OTOMOBİL DURUR
Sektöre teşvik verilmediği takdirde 2010 yılında sektörün gelişmesinin duracağını savunan Bilgin, “Eğer bu otomobile yeni benzin koymazsanız, 2010 yılında durur. 2 milyon araç üretmekten bahsediyoruz. 25 milyar dolarlık ihracat yapacağız diyoruz. Bu benzinin tekrar verilmesi lazım. Yatırım, KOBİ, Ar-Ge, istihdam teşviği verilmeli. Benzin bitiyor, sektöre yazık olmamalı” diye konuştu.
> ISRARCI OLACAĞIZ
Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Ömer Burhanoğlu da dernek olarak yaratılan katma değer oranında teşvik sağlanması için ısrarcı olacaklarını söyledi. Burhanoğlu, “Bundan sonraki hükümete ısrarla bunu anlatacağız. Ar-Ge teşvikleri konusunda çok ciddi gelişmeler yaşanıyor. Bunun yaygınlaştırılması için kullanılan firmalardaki istihdam edilen kişilerin, 50’den 15’e düşürülmesi konusunda uğraşıyoruz. Global rekabette bunun önemini devletimize anlatmaya devam edeceğiz. Başlagıçta yani tasarım aşamasında ucuz olmanız gerekiyor. Bu da verilen teşviklere bağlı”dedi. Yüksek faiz oranları nedeniyle yatırım maliyetlerinin yüksek olduğunu hatırlatan Burhanoğlu, “Kapasiteleri arttırmamız gerekiyor. Bunun için de yatırım gerekiyor. Türkiye’deki maliyetler de çok yüksek. Yatırım indirimi de yok. Bunun için uygun yatırım finansman imkanları bulmaya çalışıyoruz. Bu yetmiyormuş gibi yüksek faiz oranları var. Herkes gelip Türk Lirası üzerinden para kazanmaya çalışıyor. Yabancı sermayenin sadece sıcak parada değil yatırım konusunda özendirilmesi ve kalıcı yatırımları Türkiye’de yapması için gerekli önlemlerin alınması lazım” dedi. Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Tamer Taşkın da, seçim sonrası hükümetin değişik para politikası üretmesinin kurtuluş olduğunu söyledi.
> HEDEF ÜRETİMDEN % 65 PAY ALMAK
Otomotiv yan sanayi, halen üretimde ortalama yüzde 45 olan yerli malzeme kullanım oranını yüzde 65'e yükseltmeyi hedefliyor. Sektör temsilcileri bu konuda hükümet ile ilgili sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesini istiyor. TAYSAD Başkanı Burhanoğlu, bugün otomotiv sektöründeki firmaların üretim adetlerini yükseltirken, yan sanayinin bundan daha fazla pay almak için çaba harcaması gerektiğini söyledi. Burhanoğlu, halen yüzde 45 olan üretimdeki yerli yan sanayi kullanma oranının kademeli olarak yüzde 80'lere yükseltmek gerektiğini kaydetti. Burhanoğlu, “Olayın başından itibaren işin içinde olmanız gerekiyor. Kendi parçanızın tasarımını ve üretimini ülkenizde ucuz yapmanız yetmiyor. Yan sanayinin kullanımını arttıralım. Zaman içinde de yerli üretimin avantajlarını anlatalım” diye konuştu... Yerli sanayinin otomotiv üretimindeki payının arttırılması sürecini “Kıbrıs meselesi” olarak nitelendiren Ömer İltan Bilgin ise konunun devletlerarası bir mesele olduğunu vurguladı. Bilgin, “Devletin çok köklü derneklerle koordine olup, menfaatlerini koruması lazım. Çünkü; yüzde 100 kayıt altında olan bir sektör. Böyle bir sektör için özen şart. Bugün Romanya, AB üyesi ülke durumunda ve “Yerli katkı oranını şu kadar tutarsa, sana şu kadar yardım ederim” diyor. Bunlar yapılabiliyor. Bize de, böyle bir teşvik politikası uygulanabilir. Ortalama yüzde 65 olmalı. Şu andaki oran ise yüzde 45'ler mertebesinde” dedi...
|
|
|