Türkiye’de sıcak para stoğu 88.1 milyar dolara yükseldi
|
|
ANKARA-Ticaret Bürosu
|
Cari işlemler açığı ve yüksek faiz oranlarından bile daha yüksek risk olarak gösterilen sıcak paranın Türkiye’de son dört yıllık dönemde, gelişmiş ülkelerde 25-30 yılda elde edemeyeceği kadar getiri sağladığı bildirildi.
Türkiye’ye 2003 yılı başında getirilerek Türk Lirası’na dönüştürülüp bonoda değerlendirilen 1 milyon doların, 4.5 yılda 3 milyon 265 bin dolara, borsada ise 5 milyon 690 bin dolara yükseldiği kaydedildi. Ankara Ticaret Odası’ndan (ATO) yapılan yazılı açıklamada, sıcak paraya dünyanın en yüksek kazancını Türkiye’nin sağladığı ve 2002 yılı başında 6.6 milyar dolar tutarında olan Türkiye’deki sıcak para stoğunun bu yılın Mayıs ayı sonunda 88,1 milyar dolara kadar yükseldiği belirtildi. Açıklamada, yabancıların Türkiye’de dünyanın en yüksek getirisini elde ederken, yastık altında tutulanlar hariç, 134.8 milyar dolar düzeyinde bir döviz tasarrufu bulunan Türk vatandaşları ve şirketlerinin ise 2003 yılı başında dolara yatırdıkları 1 milyon YTL’nin bu yılın Haziran ayı sonunda 798 bin YTL’ye gerilediği, bu sürede dolar cinsinden üç ay vadeli mevduatta tutulan 1 milyon YTL’nin de sadece 1 milyon 30 bin YTL’ye yükselebildiğine dikkat çekildi.
Açıklamada, Merkez Bankası döviz kurları ve İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı DİBS Performans Endeksi dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre, 2003 yılı başında Türk parasına dönüştürülen sıcak paranın, 4.5 yılda dolar bazında bonoda yüzde 226.5, hisse senetlerinde ise yüzde 469 oranında kazanç elde ettiği belirtilirken, hesaplamaların tüm riskleri göz ardı ederek Türkiye’ye gelen “küresel sermayenin” aldığı bu yüksek riske karşılık çok yüksek düzeyde kazanç sağladığını ortaya koyduğu vurgulandı.
> SICAK PARANIN BORSA SERÜVENİ
2001 krizinde Türkiye’deki şirketlerin hisse senedi fiyatlarının dibe vurmasının, kriz sonrasında İMKB’yi sıcak para için en cazip alanlardan biri yaptığı da vurgulanan açıklamada, İMKB 100 endeksi dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre, hisse senetlerinin 2003 yılında Türk Lirası bazında yüzde 79.6, 2004 yılında yüzde 34.1, 2005 yılında yüzde 59.3 getiri sağladığı kaydedildi. Açıklamada 2006 yılında yatırımcısına yüzde 1,7 oranında kayıp yaşatan hisse senetlerinin, bu yılın ilk yarısındaki getirisinin yüzde 20.4 olduğu ifade edildi.
> TÜRKİYE’DE NE KADAR SICAK PARA VAR
Uluslararası yatırımcıların, bu getiri nedeniyle tüm riskleri göz ardı ederek Türkiye’ye yoğun miktarda kısa vadeli sermaye getirdikleri ifade edilen açıklamada, 2002 yılı sonunda Türkiye’de yabancılara ait toplam 6.6 milyar dolarlık sıcak para bulunurken, bu tutarın 3.5 milyar dolarlık kısmının hisse senetlerinde, 1.3 milyar dolarının Hazine iç borçlanma kağıtlarında, 1.8 milyar dolarının da banka mevduatında tutulduğu belirtildi. İMKB’de işlem gören hisse senetlerinin yüzde 70’inden fazlasına yabancıların sahip olduğu, yabancıların Hazine iç borçlanma kağıtlarındaki parasının da 33 milyar dolar düzeyinde olduğu kaydedilen açıklamada, yabancıların Türkiye’deki bankalarda bulunan mevduatlarının ise 5 milyar dolarlık bir büyüklük oluşturduğu belirtildi. Türkiye, dünyanın en yüksek nominal faiz oranını uygulayarak ve parasının hızla değerlenmesine izin vererek sıcak paraya dünyanın en yüksek getirisini sağlarken, Türk vatandaşlarının Türk parasına olan güvensizliğinin ise devam ettiğine işaret edilen açıklamada, bu nedenle döviz cinsinden tasarrufların toplam tasarruflar içerisindeki payının azımsanmayacak bir düzeyde seyrettiği belirtildi. Açıklamada, yabancıların, faiz oranlarının düşük olduğu Japonya ve İsviçre gibi ülkelerden borçlanarak, Türkiye gibi ülkelere yatırım yapıp süper getiriler elde ederken, her an bir siyasi ya da ekonomik istikrarsızlık yaşanabileceği endişesiyle döviz kurunun bir anda fırlayabileceğinden endişe eden Türk halkının ise 2002 yılından sonra çok yüksek zararlara katlandıkları belirtildi.
Türk vatandaşlarının yurt içindeki toplam döviz tasarrufları 108,1 milyar dolar düzeyinde bulunurken, bunun 85,8 milyar dolarının mevduat bankaları ve katılım bankalarındaki döviz mevduatlarında, 3,6 milyar dolarının Hazine’nin dış borçlanma için çıkardığı Eurobondlarda, 3 milyar dolarının da döviz cinsinden Hazine iç borçlanma kâğıtlarında tutulduğuna işaret edilen açıklamada ayrıca yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının Merkez Bankası’nda 15,6 milyar dolarlık kredi mektuplu ve süper döviz mevduatı bulunduğu kaydedildi. 2003 yılı başındaki kurdan dolara çevrilerek bu yıl haziran sonuna kadar yastık altında ya da vadesiz döviz mevduatında tutulan 1 milyon YTL’nin, 798 YTL’ye kadar düştüğü ifade edilen açıklamada, üç ay vadeli döviz mevduat hesabında tutulan aynı paranın ise bu yıl Haziran sonu itibariyle sadece 1 milyon 30 bin YTL olduğu vurgulandı.
Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATO Başkanı Sinan Aygün, sıcak para selinin Türkiye ekonomisini tehdit ettiğini belirterek, şunları söyledi: “Gittiği ülkelerde bir süre sahte bir mutluluk yaratan sıcak para sel gibidir. Koşullar nerede uygunsa oraya doğru akar. Eğer önlem almazsak, bıçak sırtında duran Türkiye ekonomisi, sıcak para selinin yol açacağı enkazın altında kalır. Sıcak para seli, varımızı yoğumuzu önüne katıp götürmeden önlem almalıyız. Vergi koyarak sıcak para girişini kontrol altına almamız, faiz oranlarını düşürmemiz, Hazine’nin borçlanma ihtiyacını azaltmamız gerekiyor.”
|